Konu: 18 Mart Çanakkale Zaferi

kedice
kedice
18 Mart 2010

tabya dediğimiz bir adet çok büyük top, ve farklı çaplarda 40-50 küçük toptan oluşan gruptur. çepanelik ise büyük topa 10 ile 20 metre uzaklıkta arada askılı vaziyette "kren"ve topun gövdesine bağlı 3 metrelik asansörden oluşur. toplar iki çeşittir. 242 kg lık ve 272 kg lık. hedef atışı 242 ile yapılır ve isabet alındığında 272 lik kullanılır. fakat bizim CEPHANEMİZ ÇOK AZ.

boğaz girişinde sadece 4 adet ana tabyamız var. bunlardan 2 sini alman kumandanlar kullanıyor (ki savaşta ilk pes eden bunlar oldu). tabyalarımız aslında savaş başlamadan önce İNGİLİZLERE SİPARİŞ VERDİĞİMİZ toplar ile döşenecekti ama sonuçlanmadı. işgal etmeyi daha etik buldular.

koskoca osmanıyı düşününki topunun siparişini ingilize ordunun konutanlığını almanlara bırakmış...

biz bu bataryaları nasıl yaptık peki? kullanım dışı olmuş mecidiye gemisinden bütün bataryaları söküp (hemde o şartlarda neredeyse keramet göstermiş olan ustamız tarafından) yerleştirdik.

bu toplar işini görsün diye 250 kadar değişik çap ve ağırlıkta sahte top ve topçular kullandık (asıl hedefin kendileri olduğunu sansınlar diye!) ki bunların bataryalarının neredeyse hepsi şehit oldu. aslında mermi atmıyorlarsı barut ve çaput ile sadece ses ve atış dumanı çekarıyorlardı.

tabyalarımız zırhlı değildi (şuan çanakkaleye giderseniz sadece 1 tabyanın düzenlenmiş olduğunu görürsünüz. ancak bu tabyada tamamen sahtedir. aslı 1954 de alınmış bir kararname ile tamamen satılmış ve jilet olmuştur ne vahim. şimdiki tabya modern bir görünümde ve zırhlıdır. eski resimlerden tabyaların ne şartlarda olduğunu anlarsınız.)

2 adet ingiliz tipi denizden havalanan uçağımız vardı. düşman 30 kadar uçakla saldırdı. bizim topçular ise topları dikine sabitleyerek hava taarruzuna direndi.

tabyalarda seyit onbaşı gibi babayiğit insanlarımız vardı ve bunlar krenin yavaşlığından şikayet ediyorları. işte bu yüzden ara ara 242 kg lık topları sırtlarına alıyorlar. işte buna zaten alışmış olan seyit onbaşı 272 kglık topu almış ve asansöre koymadan kendi çıkarmıştır. işte keramet! ilk atış yakına düşünce 2.sini sonra 3.sünü taşımış ve gemiyi tahrip etmişlerdir. işte 3 tane keramet..

bizim uçak savarlar!dan bir fotoğraf



uçak taarruzunda mehmetçiklerimiz yatış halinde





kedice
kedice
18 Mart 2010

savaşın şiddetinin derecesini gösteren en önemli kanıt. ki bu olay yapılan istatisliki verilere göre (ki doğrumudur bilmem ama) 160 milyonda 1 olma olasılığına sahipmiş ama bunun gibi 1000' lercesi var

havada şarpışan mermiler





burakresa
burakresa
19 Mart 2010

ALLAHTAN RAHMET DİLERİM...


lecealex
Uzman lecealex
18 Mart 2011

anzak aileleri bile bu günde gelip sabaha kadar mezar başında bekliyor. bizler bu kadar vefalı bir milletiz ki şehitlerimize bir fatiha bile okumaya eriniyoruz




ali orhun
ali orhun
18 Mart 2011

Mübarek cuma günü, şehitlerimizin ruhuna fatiha verelim,derin saygıyla yadedelim. Hepimizin Çanakkale'de mücadele vermiş,büyük dedelerini ,minnetle,şükranla,rahmetle ve derin saygıyla anıyoruz.

Milli Şairimiz, Mehmet Akif'in(nurda yatsın),ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE DESTANININ,SON BÖLÜMÜNÜ KOPYALIYORUM.

Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.
 
MEHMET AKİF ERSOY




ozancirpan
Uzman ozancirpan
18 Mart 2011

Dönemin Başbakanı Sayın Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır: Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş, Sayın Özal'ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi: “Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!” Turgut Özal'ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlardı: “Biz Japonya'da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazagi'ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki: Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.”

 

 

Bürokratlardan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima'mız yok ki!”

 

 

Japon uzmanın cevabı tokat gibidir:

 

 

“Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder!”


Atalarımızın ruhu şad olsun.





resulkorkmaz
Uzman resulkorkmaz
18 Mart 2011

Onlar ölmeleri gereken yerde en ufak bir tereddüt göstermeden gülümseyerek ölüme gittiler.
Onlar, ana kucaklarını, baba ocaklarını bizim için feda ederek dönmemecesine uzak diyarlara yol aldılar.
Onlar, yepyeni bir cumhuriyete, kemiklerinden ve bedenlerinden yıkılmaz bir temel yaptılar.
Onlar, kendilerini öldürmeye gelenlere bile kucaklarını açıp insanlık dersi öğrettiler ve el ele verip 
 

"EY TÜM DÜNYANIN İNSANLARI İŞİTİN:
BURASI ÇANAKKALE,
BURASI İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER!”
dediler.


Hemen hemen her Türk ailesi Çanakkale’de bir ferdinin kanını akıtarak, bu zaferde pay sahibi olmuştur.
Çanakkale Savaşı, demir ve çeliğin insan gücünü ve cesaretini yenemeyeceğini, vatan sevgisini öldüremeyeceğini, bütün dünyaya bir kez daha ispat etmiştir.
Çanakkale Savaşı, Türk milletinin yeniden doğuşu ve Türk milletinin kahramanlık destanıdır.
Çanakkale Savaşı, bir centilmenler savaşıdır.
Çanakkale Savaşı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önsözüdür.
.

Şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

Saygılarımla




ali orhun
ali orhun
18 Mart 2012

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ DESTANININ

 SON BÖLÜMÜ

Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.
MEHMET AKİF ERSOY



ali orhun
ali orhun
20 Mart 2012

 
SN.MUHAMMET BOZDAĞ'DAN
“Atalarımızın en çetin imtihanının yaşandığı Çanakkale’de, Mersin’den, Trabzon’dan, Hakkâri’den, Edirne’den giden hemen her aileden şehitlerimiz yatıyor. Bu vatanı bize hangi yüce ruhla emanet ettiklerini gösteren şu örneği düşünelim:

‘Kocadere köyünde büyük bir yaralı tedavi noktası kurulur. Ağır yaralılar sedyelerle beşer onar köye taşınır.

Erlerden birisi nefes nefese ağır yaralı ve şehit olmak üzeredir. Sıhhiye erine seslenir…
‘Ben Lâpseki’nin Beybaş köyündenim. Bir...
pusula yazdım. Lâpsekili İbrahim’den bir mecit borç almıştım. Kendisini göremedim ve galiba da göremeyeceğim. Kendisini bulursanız bu pusulayı ona verin. Hakkını helal etsin.’

Günler sonra, yeni gelen şehitlerin eşyaları arasında bir pusula o şehidin son sözlerini dinleyen sıhhiye erinin dikkatini çeker. Notta şöyle yazmaktadır:
‘Ben Beybaş köyünden arkadaşım Halil’e bir mecit borç vermiştim. Birazdan taarruza kalkacağız. Belki dönemeyeceğim ve görüşemeyeceğiz. Arkadaşıma söyleyin, ben ona hakkımı helal ettim.’

Ey bu vatanın aziz evlatları… Bugünleri güle oynaya yaşayan insanlar… Bize bu vatanı bırakan şehitler böylesine yüce ruhlu kimselerdiler. Yüzbinlerce şehidin kanıyla alınan bu vatana layık bir ahlaka tutunmazsak, günün birinde yüzbinlerce can kaybetmekten kimse bizi kurtaramaz.”
Muhammed Bozdağ
Devamını Gör



ali orhun
ali orhun
19 Mart 2013

Şehitlerimizin ruhuna fatiha verelim,derin saygıyla yadedelim. Hepimizin Çanakkale'de mücadele vermiş,büyük dedelerini ,minnetle,şükranla,rahmetle ve derin saygıyla anıyoruz.

Milli Şairimiz, Mehmet Akif'in(nurda yatsın),ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE DESTANININ,SON BÖLÜMÜNÜ KOPYALIYORUM.

Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

MEHMET AKİF ERSOY




Cevap Yaz

Cevap yazabilmeniz için Giriş yapmanız gerekiyor.