1. DEMİR TÜRLERİ
DIN 50930 normuna göre alaşımsız demir türlerinde delik ve yüzeysel korozyonu rizikosu oluşması için, sülfat ve klorit solar konzentransyonu toplamının hidrojen karbonat oranına bölünmesi ile ortaya çıkan büyüklük ortaya çıkan büyüklük > 1 olması gerekir.

Paslanmaz çeliklerde delici korozyon hidrojen karbonat HCO3 oranı ile bağlantılı değildir. Molibden içermeyen çelikte ise klorid oranı 6 mol/ m3 olduğunda, korozyon rizikosu yüksektir.
2. BAKIR
2.1. İçme Suyu
DIN 50930 normunda (Bakır ve bakır alaşımları) bakır tesisatlarıyla ilgili derinliğine bilgi yoktur. Malzeme kalitesinin yükselmesi ve işçilik tekniğinin iyileştirilmesi sonucu, zarar rizikosunun önemli oranda azaldığını görüyoruz. Yeni tesisatlarda görülen zararlar norm dışı malzeme kullanımı ve imalatçıların onaylamadığı işçilik tekniği sonucu olabilir.
Enstitü Kiel'de yapılan bakır boru içme suyu tesisatlarında araştırmalar, delici ve yüzeysel korozyonu oluşmasına, amineral asid molar konzentrasyonun HCO bağımlı toprak tuzlarına (sülfat ve nitrat, calcium magnesium kloridleri) bölünmesi ile ortaya çıkan büyüklüğün 0.15 ile 2.0 arasında olduğu şeklindedir.

2.2. Sıcak Kullanma Suyu
Bakır borulu sıcak kullanım suyu tesisatlarında delik korozyonu oluşması su içinde görülen pas ile (demir III oxihidrat) veya mangandioksit bileşimleri ile bağlantılıdır. Bu şekil ısı-transferi sonucu oluşan yüzeysel zararlar suyun asidik reaksiyonundan kaynaklanır. Bu, içme suyunda kurallarca oluşması gereken parametrelerin en az birinin eksik olduğunun kanıtıdır. Korozyon rizikosunun artması için ikinci parametre
