İSTANBUL SU SORUNUNUN BAZI NEDENLERİ
1. GİRİŞ
İstanbul'un önde gelen sorunlarından ve en önemlilerinden biri de su sorunudur. İstanbul su sorununun iki önemli boyutu bulunmaktadır. Birincisi; modern bir kente yetecek miktarda suyun düzenli ve eşit olarak sağlanamamasıdır. İkincisi ise yeterince sağlanamayan suyun, içme ve kullanma suyu olarak kullanılabilecek nitelikte, başka bir deyişle sağlıklı olmamasıdır.
Su gereksiniminin, gereksinim doğduğu anda karşılanabilmesi için, çok önceden gereksinim anına ilişkin doğru öngörülerle planlama yapılmış, çalışmalara başlanmış ve sonuçların alınmış olması gerekmektedir. Buna ek olarak, su dağıtım çalışmalarının uzman kadrolar ile ve bilimsel yöntemlerle yapılması zorunluluğu vardır. İstanbul'a su sağlama konusunda yapılan plan çalışmalarının bilimsel temellere dayandığı konusu kuşkuludur. Bunu anlamak için 1990 ve 1995 yılı plan çalışmalarında kabul edilen rakamları karşılaştırmak bir fikir vermektedir. 1990 yılında DSİ tarafından yapılmış master planda kabul edilen veriler (1) Tablo: 1'de, 1995 yılında İSKİ tarafından kabul edilen veriler (2) ise Tablo: 2'de verilmiştir.


Tablo: 1 ve Tablo: 2 incelendiğinde görüldüğü gibi, 5 yıl önce bugüne ilişkin yapılan öngörü ile bugünkü gereksinim arasında %34 sapma ve 2020 yılına ilişkin öngörülerde ise, nüfusta %100 ve su gereksiniminde %95'lik bir yanılgı hemen göze çarpmaktadır.
Bu sonuçlara bakıldığında, İstanbul su gereksiniminin belirlenemediği ve yapılan plan çalışmalarının ise bu durumda pek fazla anlam taşımadığı görülmektedir. Gereksinimlerin önceden kestirilemediği İstanbul'da, gereksinim doğduğu anda karşılanamamasında da şaşılacak bir durum yoktur. Böyle olunca da günü kurtarma politikaları geçerli yöntemler olmaktadır. Bunların başında ise sorunu çözmek yerine, sorunun nasıl çözüleceğini anlatmak ve büyük projelerden söz etmek gelmektedir.
Oysa büyük projelerden önce ve bu projelerin gerçekten çözüm olabilmesi için bugün yapılabilecek "küçük" işler bulunmaktadır. İstanbul'da su dağıtımından sorumlu olan ve statüsü ne olursa olsun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yönetici kadroları ve yönetim biçimi belirlenen İSKİ, bu işlerin yapılmasından sorumludur. Bu nedenle İstanbul'a düzenli olarak yeterli ve sağlıklı su verilmesini aksatan işletme yanlışlıkları bu bildirinin konusu yapılmıştır. Bu konular aşağıda sırasıyla incelenmiştir.
3. TEKNİK KADROLAR
İSKİ gibi bir işletmede teknik kadroların öneminden söz bile edilmesinin anlamsızlığı ortadadır. Ama teknik kadroların yetersizliği ise bir olgudur. Büyük pompaların güçleri 0.7 ile 1.5 MW arasında değişmektedir, yeterli bakım bilgisinin bulunmaması doğrudan tüketiciye fatura edilen bir verimsizliğin nedenini oluşturmaktadır. İstanbul'da üretilen temiz suda enerji maliyetinin oranları Tablo: 3'de verilmiştir (3).
Bu tablodan da görüldüğü gibi, kullandığımız suya ödediğimiz paranın yarısı, İSKİ'nin elektrik giderlerini karşılamak için olmaktadır. Bu durum, pompaların bilgili kadrolarla ve verimli bir şekilde işletilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Ne yapılmalıdır sorusuna verilecek teknik yanıtlardan önce, uzman teknik kadroların istihdamının sağlanmasını söylemek önceliklidir. Ancak, İSKİ uygulamalarında tam tersi bir yol izlemekte, var olan yetişmiş uzman personel de dağıtılmaktadır. Bunun son örneğini geçtiğimiz günlerde 83 personelin görev yerini değiştirerek ve pasif görevlere atayarak vermiştir. Bunların içinde 4 Gn. Md. Yrd., 16 Daire Bşk. ve 30 müdür bulunmaktadır. Pasif göreve alınan 50 üst düzey yöneticinin 25'i ise mühendistir. Bu yaklaşımlar, İSKİ'nin yönetilme mantığını ortaya koymaktadır.