marlo
Supervisor marlo
06 Eylül 2007

Türkiye’nin Konut Enerji Haritası

Küresel ısınmayla ilgili bildiğimiz gerçek olguları dört ayrıdurumda sıralayabiliriz. Bunlar küresel ısınmanın sürdüğünün artıkaçıkça bilindiği, insanların oluşturduğu CO2 ve sera gazlarınınbu küresel olguya katkıda bulunduğu; yerküre üzerinde CO2 gazınınoluşumuna en büyük katkıyı uzun ömre sahip binaların yaptığı,üretilecek her yeni bina ile durumun daha da kötüye gideceği ve durumunson derece kritik olduğudur. Artık, bizim de içinde bulunduğumuz tümtoplumların bu duruma çözüm üretmeleri bir zorunluluk haline geldi.

Türkiye'nin 'imar ve enerji' politikası
Devletin kontrolünde olan enerji üretimi ve dağıtımı yıllarca TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ncayürütülürken, birçok yolsuzluğa şahit olundu. Bunu önlemek içinelektrik, doğalgaz ve petrol piyasası kanunları çıkarıldı. (Bunlardanbiri, 3.3.2001 tarih ve 24335 sayılı Resmi Gazete'de çıkan ElektrikPiyasası Kanunu'dur). "TC Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu", bu kanunlarla enerji kullanımındaki yolsuzlukların ortadan kaldırılabileceği inancındadır.

TC'ninve Enerji Denetleme Kurumu'nun öngördüğü kanunlar, ekolojik- küreselısınma sorunlarımızı çözmeye yeterli yanıt oluşturmadığı için bukanunların tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Artık, özellikle doğalyenilenebilir enerji kaynaklarına önem verilmesi kaçınılmazdır. Türkiyeenerji politikası, Batı ülkelerinin "gelişim" adına sunduğuyenilenemeyen petrol, kömür gibi fosil yakıtlara bağlı gelenekselenerji politikası reçetelerini benimseyip uygulamaya dayanıyor. Bunedenle şu anda uygulanan enerji politikası, bu kaynakların yoğunkullanımının neden olduğu yöresel hava kirliliğini ve küresel ısınmayıdestekliyor.

Konut enerji haritası
Konunun aslınainmek için, öncelikle Türkiye'nin mevcut enerji ve konut-yerleşimpolitikalarına bakmak ve yukarıda belirtilen neden ve verilere dayalıolarak, Türkiye'deki geleneksel modern bina yönetmeliklerini, çevreseldeğerler ve çevre-insan etkileşimi ile fiziksel ilişki ve fosil enerjikaynaklarının kullanımını temel alarak incelemek gerekir. Bir sonrakiaşamada ise, Türkiye'nin iklim bölgelerine ve verilerine dayalıyenilenebilir doğal enerji kaynaklarını kullanan ve alternatif/sürdürülebilir kimlik (doğallık, yerellik) taşıyan konut tiplerinideğerlendirmek gerekiyor.

Değişik iklim bölgelerinin yeraldığı ülkemizde, insanlar yüzyıllardır ekolojik kaygılarla doğalenerji kaynaklarını kullanarak, iklim koşullarını, topografyayı,fiziksel örüntüyü ve dokuyu, varsa yöreye özgü doğal malzemeyi temelalarak, çevreye duyarlı konutlarını ürettiler.

Enerji bilinçliyeni binalarda kullanılmak istenen pasif sistemlerin entegrasyonu,bugün kullanılan en yeni teknik ayrıntıdaki ölçümlemelerle vemalzemelerle gerçekleştiriliyor. Pasif teknolojiler ise, bulunduğuiklime uygun biçimde yapılmış eski konutlardaki ve yerleşimlerdekiısıtma, soğutma ve havalandırma teknolojilerinden esinlenerekgeliştirildi.

'Modern konut' tipinin önemi
Gelişmişülkeler için yapılan tahminlerde, konutlarda kullanılan ve iklimdeğişimine yol açan zehirli gazların yüzde 25 ile 40 arasında olduğubiliniyor. Türkiye'de modern binalar inşa edilirken esas alınan imaryasalarına bakıldığında, bu yasalarda iklim verilerine dayalı bölgeyeuygun pasif ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerinin yer almadığıgörülüyor. Modern binalarda tasarlanan yanlış bina kabuk formu, binaaçıklıklarının yanlış yönlendirilmesi ve kabuk yalıtımının azlığı veyafazlalığı binanın ısı alışverişini etkiliyor. Kışın ısıtma, yazınsoğutma için kullanılan fosil enerji kaynaklarının hiç durmadantüketimi de sürekli hava kirliliğine neden oluyor.

TOKİ başkan vekili Erdoğan Bayraktar,17 Şubat'ta başlattığı "bahar kampanyası"nda satışa çıkardıklarıkonutların büyük bölümünün 'alt gelirlilere ve yoksullara yönelikyapıldığından, ödeme şartlarının uygun olduğundan ve bu nedenle bukonutların kapışılacağından' söz ediyor. Dar gelirli vatandaşların buucuz konutlara yerleştikten sonra tüketecekleri enerji miktarı veoluşacak yüksek faturalar nedeniyle yaşayacakları sıkıntılar kaçınılmazolacaktır. Uzun vadede, neredeyse konuta verdikleri para kadar, hattadaha da fazlasını on yıllarca sarf edecekleri enerjiye ödemek zorundakalacaklar. Bu da ucuz konut sahipleri için uzun vadede daha yüksekbedel ödemek demektir.

Yine kısa bir süre önce İMP veArkitera'nın düzenlediği "Konut" toplantısında, TOKİ'nin son dört yıliçinde 250 bin konut inşa edip dar gelirli vatandaşlara uygun fiyatlarasattığı ve KİPTAŞ'ın konut üretimi ve halka satışı övgü ile anlatıldı,ancak konutların kalitesinden hiç söz edilmedi. Toplantıda her ikikuruma, inşa ettikleri konutlarda 'Alternatif Pasif Sistemler'kullanılıp kullanılmadığı sorulduğunda yanıt olarak, "Evet siz meraketmeyin, biz doğalgaz kullanıyoruz, kirli suları arındırıyoruz" cevabıalındı.
Görüldüğü gibi, binaların ısıtılması ve soğutulması hâlâgeleneksel, yenilenemeyen fosil kaynakları ile sağlanıyor. Bunundışında, söz konusu kuruluşların yaptıkları konutların enerjikullanımını, sadece doğalgaz ve geri dönüşümlü su sağlama suretiyleazalttıklarını düşünmeleri, iyi niyetli olmalarına karşın bu konuda nekadar eksik bilgiye sahip olduklarını gösteriyor.

'Sürdürülebilir konut' tipi
Türkiye'de,inşaat sektöründe kendine iyi yer edinmiş, sürekli geleneksel modernbina üreten mimarlarımızın, sürdürülebilirlik konusunda daha duyarlı vebilinçli olmaları gerekiyor. Bu mimarlardan bazıları binalarında,binanın konumuna dikkat ederek, doğal enerji kaynaklarını bu işten iyianlayan makine mühendislerinin desteğiyle yapıyor. Ancak makinemühendisleri temel olarak sistem hesabı yaparlar, pasif sistemlerintasarımını geliştirmezler. Sistemlerin tasarımı ve tasarımaentegrasyonu, biz mimarların sorumluluğu altındadır.

Yöreniniklimine uygun pasif sistemler, tasarımı yapılacak mekânların hangiamaçla kullanılacağına bağlı olarak, önce kullanıcılarının fiziksel vepsikolojik rahatlığı esaslarına dayandırılıp, sonra sistem "ölçüm"hesapları yapılarak bina tasarımına entegre edilmelidir. Ölçümüyapılmadan uygulamaya alınmış pasif sistemlerin sorunlu olacağıkaçınılmazdır. Bugün büyük "akıllı binalar"da, termal ısı, ışık, seskonforu artık bilgisayarlarla yönetiliyor, otomasyon sisteminin içinedahil ediliyor. Küçük binalarda ise daha ekonomik olmasından dolayı busistemler, yaşayanlar tarafından elle kontrol ediliyor.

Sonuçolarak, Türkiye'de ve bütün dünya ülkelerindeki inşaat sektörlerindeçalışanların, kendi imar hukuklarını ve denetim kurallarını, küreselısınma olgusunun azaltılması, hatta yok edilmesi doğrultusunda tekrargözden geçirmeleri, bu yeni değerler doğrultusunda yeni binalarüretmeleri gerekiyor.

Yaşam tarzımızı değiştirmeden bir çözümmümkün mü? Geleneksel konutlara sürdürülebilir sistemleri içeren,alternatif konut üretebilen uzman mimarların yetiştirilmesi gerekiyor.Tasarımlarını yaptığım 'Sürdürülebilir Konutlar' ile çevreyikirletmeyen, kendi enerjisini kendi üreten "karbonsuz" konutlarlazararın en aza indirilebilmesinin mümkün olduğu görüldü. Artık"karbonsuz konut" ve "karbonsuz bina" üretimlerinin gerekliliği açıkçaortadadır.

Yöresel, ulusal ve küresel ısınmayı azaltan katkı sözkonusu olduğunda, bahsettiğimiz yöntemlerin sürdürülebilir enerjigüvenliği, istihdam, ekonomi ve çevre sağlığı için bir umutoluşturduğunu görüyoruz.

Aydan HACALOĞLU / Y. Mimar, Oregon Üni.
EAAD-Çevresel,Sosyal, Ekonomik Bilinçli Akıllı Sürdürülebilir Mimari veYerleşimler-Enerji & Yapı Fiziği Teknolojileri Tasarım Danışmanı  Radikal İKİ

Bu konuda henüz bir cevap yazılmamış.



Cevap Yaz

Cevap yazabilmeniz için Giriş yapmanız gerekiyor.