marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

DEĞİŞKEN HIZLI POMPALAR

DEĞİŞKEN HIZLI POMPALAR*

Çeviren: Uğur KÖKTÜRK

Bir pompanın manometrik basma yüksekliğinin değiştirilebilmesi için devitim (tahrik) motorunun dönme hızının değiştirilmesi gerekir. Böylece her koşulda en uygun manometrik basma yüksekliğinin seçilmesi sağlanabilir. Ayrıca gürültülerin azaltılması ve pompa gurupları tarafından tüketilen enerji tüketiminin kısılması da bu yolla mümkün olur.

Değişken hızlı pompa kullanımının asıl amacı belli düzeyde bir diferansiyel basıncın sabit seviyede alıkonulmasının sağlanmasıdır. Basınç düşürme armatürünün konumu uygun şekilde seçilirse pompanın enerji tüketimi de azaltılabilir. Ancak, böyle bir seçim tesisatın dengelenmesi bakımından bazı güçlükler doğurursa da diferansiyel basıncın düşürülmesini sağlayan armatürün tesisatın orta yerine yerleştirilmesi yoluyla bu güçlüklerin kolaylıkla aşılması olanaklıdır.

Değişken hızıl pompalar birçok alanda yararlı bir şekilde kullanılmaktadır. Belli başlı birkaç uygulama alanı aşağıda açıklanmıştır.


marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

1.SABİT BİR MANOMETRİK BASMA YÜKSEKİĞİNİN SAĞLANMASI

Değişken debili tesislerde borularda oluşan basınç kayıplarının azaltılması ve uzak çevrimler üzerine uygulanan diferansiyel basınç değerlerinin artırılması ancak değişken hızlı pompalar sayesinde sağlanabilir. Böylece açık konumdaki yük kaybının kapalı konumdaki maksimal basınca oranını belirten VANA YÜK KAYIP KARAKTERİSTİĞİ de önemli ölçüde küçülür, otomatik vanalarda oluşan gürültüler azalır.

Sabit hızlı bir pompanın kullanılması halinde debi azaldığı zaman manometrik basma yüksekliği artacağı için sakıncalar büsbütün büyür. Gerçekten de Şekil 1'de görüldüğü gibi A noktasından B noktasına gidildiği zaman Dp basıncında artış gözlenir. Bundan dolayı değişken hızlı pompa kullanılmasında yarar vardır. Manometrik basma yüksekliğinin sabit kalması sağlanacağı için pompanın karakteristiği yatay bir konum alır. Tesisatın bazı bölgelerinde debi değerlerinin yükselmesine karşılık diğer bazı bölgelerinde azalmasının önlenmesi için pompa çıkışında hidrolik denge özelliğinin gerçeklenmesi şarttır. Manometrik basma yüksekliğinin değiştirilmesi dengesizliği önleyemez. Oysa su debilerinin uygun dağılımı üretimle dağıtımın birbirleriyle bağdaşmasını sağlar ve kurulu maksimal güçten tam anlamıyla yararlanılabilmesi olanağına elverir.




marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

2. ISITMA REJİMİNİN YAVAŞLATILMASI SIRASINDA MANOMETRİK BASMA YÜKSEKLİĞİNİN AZALTILMASI

Kalorifer tesislerinde su sıcaklığı geceleyin genellikle düşürülür. Böylelikle ortam sıcaklığının ve buna bağlı olarak ısı kayıpları ile enerji tüketiminin azaltılması amaçlanır.

Isıtma rejiminin yavaşlatılması sırasında tesisatın uzak bölgelerinde bulunan otomatik vanalar, örneğin termostatik musluklar ortam sıcaklığının düşük olmasından ötürü tamamen açılır.

Böylece tesisat maksimal debi allında çalışmaya başlar. Hem ısıtma rejimi yavaşlatıldığı halde pompanın enerji tüketiminin olabildiğine artması gibi çelişkili bir durumla karşılaşılır, hem de tesisatın gürültü seviyesi can sıkacak ölçüde yükselir. Oysa tesisatla değişken hızlı bir pompa kullanılırsa geceleyin ısıtma rejiminin yavaşlatılması sırasında manometrik basma yüksekliğinin azaltılması olanağı sağlanır. Böylece hem tesisattaki gürültü seviyesi düşer, hem de pompanın enerji tüketimi azalır.



marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

3. ZAYIF YÜKLE ÇALIŞMA SIRASINDA MANOMETRİK BASMA YÜKSELİĞİNİN AZALTILMASI

Gidiş suyu sıcaklığı sabil olan değişken debili ısıtma tesislerinde zayıf yükle çalışma sırasında iki yollu otomatik vanaların çoğunluğu kapanır. Bu gibi durumlarda pompa manometrik basma yüksekliğinin azaltılması en mantıklı çözüm yoludur. Böyle yapılırsa pompanın enerji tüketimi hissedilir şekilde azalır. Çünkü pompanın enerji tüketimi manometrik basma yüksekliği ile debinin çarpımına bağlıdır. H x Q çarpımında gerek H manomelrik yüksekliği gerekse Q debisi azaldığı için pompanın enerji tüketimi de düşer. Oysa sabit hızlı bir pompadan yararlanılması durumunda debi azaldığı halde manometrik basma yüksekliğinde artış gözlenir. Ancak iki yollu otomatik vanaların ÇOĞUNLUĞU'nun kapandığını söylemiştik. Problemin düğüm noktası budur. Vanaların %50'si kapansa öteki %50'si tam yükle çalışmaya devam etse yük ortalama olarak %50 oranında azalır. Pompa manometrik yüksekliğinin bu koşullarda azaltılması tam yüke gereksinme duyan vanalarda tam yük altında çalışmayı olanaksız hale getirir.

Şekil 1'de görülen A noktası pompa karakteristik eğrisi ile şebeke karakteristik eğrisinin kesim noktasıdır. Maksimal yük koşulları altında çalışma rejimini nitelendiren bu noktada bütün otomatik vanalar tam olarak açıktır.

Sabit hızlı bir pompadan yararlanılması halinde bazı vanaların kapanması çalışma rejimini değiştirir; yeni çalışma noktası örneğin B konumunu alır. Değişken hızlı bir pompa kullanılmış olsa aynı debinin elde edilmesi için manometrik basma yüksekliğinin D'ye indirgenmesi sağlanabilirdi. Ancak bütün otomatik vanalar tam açık konumda kalmayacağı için bu durum gerçeklenemez. Bu durumun sonucu olarak, manometrik basma yüksekliği bir C noktasına kadar azalabilir. C noktası tesisatın orta kesimindeki diferansiyel basıncın pompanın enerji gereksinimi EC/EB oranında azalmış olur. Ancak pompa verimiyle elektrik motoru ve değişken frekanslı jeneratör gurubunun verimi azalacağı için bu oran gerçeği tam olarak yansıtmaz.

Bir ısıtma tesisatında pompanın manometrik basma yüksekliği azaltılırken gidiş suyu sıcaklığının artırılması yoluyla bu kaybın telâfi edilmesi uygun görünmektedir. Zayıf yükle çalışma sırasında bu yol benimsenmelidir. Gidiş suyunun sıcaklığı dış ortam koşullarına göre ayarlanırken bu özellik de dikkate alınmalıdır. Tesisatın otomatik bir regülatörle yönetilmesi durumunda pompa manometrik basma yüksekliğinin değişimi de ayarlama bileşenleri arasına alınmalıdır. Bu yapılmazsa regülatör uygun bir ısıtma eğrisini ne kadar arasa da asla yakalayamaz. Örneğin tesisatın ilk kez çalıştırılması sırasında olduğu gibi ağır yükle çalışma konumunda manometrik basma yüksekliği maksimal düzeyine erişebilir, diğer hallerde ise minimal seviyelere kadar inebilir. Sadece kısa bir süre uygulanacağı için bu gibi durumlarda pompa hızının daha fazla artırılması olanaklıdır.

Ayarlama vanaları yararlı diferansiyel basınç en düşük değerinde olduğu zaman maksimal hesap debisine yol verecek biçimde tasarlanmış olursa manometrik basma yüksekliğinin debiye bağlı olarak düşürülmesi farklı şekilde gerçeklenebilir. Bu değişkenlik VANA YÜK KAYIP KARAKTERİSTİĞİ ile ilgilidir. Ayarlama vanalarında bu karakteristiğin nasıl bir anlam taşıdığı aşağıda açıklanmıştır.



marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

AYARLAMA VANALARINA İLİŞKİN YÜK KAYIP KARAKTERİSTİĞİ

Bir ayarlama vanasında açık konumdaki yük kaybının kapalı konumda iken vanaya uygulanan maksimal basınca oranı YÜK KAYIP KARAKTERİSTİĞİ deyimiyle tanımlanır.

Pompa manometrik yüksekliğinin öyle seçilmesi gerekir ki, en uygunsuz çalışma koşullarında bile her ayarlama vanasında yeterli düzeyde bir 6 katsayısı sağlanabilmelidir. Şekil 2'dc tanıtılan genel prensip şemasında birinci ve sonuncu çevrimlerdeki yararlı basıncın hesap koşullarında Dp1 ve Dpn olduğu varsayımında bulunalım. Örneğin Dp, basıncı sabit tutulursa bütün otomatik vanaların tümü birden kapandığı zaman Dpn ve DpV,, basınçları Dp1 değerini alır. En uygunsuz çalışma koşulu budur. Bu gibi durumlara ender olarak rastlandığı için 0.25 düzeyindeki bir YÜK KAYIP KARAKTERİSTİĞİ'nin genellikle yeterli olduğu düşünülür. Vananın yük kayıp karakteristiği bu değerden daha küçük olursa regülatör oransal ayarlama bandının bir hayli genişletilmesi zorunluğu doğar, bu durumun sonucunda ayarlama işleminin duyarlılığı azalır. Kapalı çevrim durumunda PI veya PID tipinde bir regülatörün tümsel bileşeni oransal bileşen tarafından yaratılan farkın %50 oranındaki bölümünü tümleme zamanının üç katı düzeyinde olan bir süre sonra telâfi edebilir.




marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

Ortam sıcaklığının ayarlanması sırasında gereken tümleme süresi 20 dakika seviyesindedir. Bundan dolayı kalan farkların büyük olması durumunda bu farkların uzun süre devam etmesi önlenemez. Regülatörlerin oransal ayarlama bandının azaltılması bu nedenle zorunludur. Bu da otomatik vanaların uygun özelliklere sahip olması ve YÜK KAYIP KARAKTERİSTİ-Ğİ'nin yeterince büyük olmasıyla ancak mümkündür.

Çoğu zaman da boyutları hesap yoluyla belirlenen otomatik vanalar piyasada bulunmamakta ve böyle durumlarda tesisata daha büyük boyutlu vanalar monte edilmektedir. Tesisatın ilk kez çalıştırılması sırasında ayarlama vanalarının büyük çoğunluğu açık olduğu zaman, daha rahat koşullarda çalışan radyatörlerin debisi artarken olumsuz koşullarda çalışan radyatör debilerinde azalış gözlenmekte, toplam dağıtım debisi üretim debisiyle bağdaşmamaktadır. Bundan dolayı, bir dengeleme vanasından yararlanılması yoluyla ayarlama vanası debisinin kısılması zorunludur. Bu kısıtlama işleminin ayarlama vanasının karakteristiği üzerinde nasıl etkili olduğu Şekil 3'te açıklanmıştır.




marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

Dengeleme vanası olmadığı zaman otomatik vananın tamamen açılması halinde debinin %22 oranında arttığı görülmekte β=0,34 düzeyindeki bir YÜK KAYIP KARAKTERİSTİĞİ vana karakteristiğinde oluşan gerçek deformasyonu belirtmektedir. Tesisatta bir ayarlama vanası bulunsa da β katsayısı değişmez. β YÜK KAYIP KARAKTERİSTİĞİ esas olarak ayarlama vanasının seçimine bağlıdır. Dengeleme vanasının yeri belirlendikten ve gerekli ayarlar yapıldıktan sonra uygun debi değerlerinin elde edilmesi olanağı sağlanır. Otomatik vananın karakteristiği zayıf yük değerlerinde değişmez. Çünkü böyle durumlarda dengeleme vanasında oluşan yük kaybı önemsenmeyecek ölçüde küçüktür. Buna karşılık debi değerleri arttığı zaman otomatik vananın karakteristiği ideal teorik hale yaklaşır. Dengeleme vanası ayarlama karakteristiğini düzeltmeye başlar. 1 sembolü VANASIZ karakteristik eğrisini; 2 sembolü YANALI karakteristik eğrisini, 3 sembolü ise TEORİK karakteristik eğrisini göstermektedir.

Aşağıda vereceğimiz örnekler gidiş suyu sıcaklığı sabit olan tesislerle ilgilidir. Borulardaki yük kaybı,

DpR=65 kilo pascal (kPa) olarak hesaplanmıştır. Vana yük kayıp karakteristiğinin minimal değeri β=0,25 düzeyindedir. Tamamen açık konumdaki dengeleme vanası dahil sonuncu ünitelere ilişkin hesapsal yük kaybı 10 (kPa) a eşittir. SABİT HIZLI POMPALARDAN YARARLANILMASI HALİ

Şekil 4 bu durumla ilgilidir. Yük değerleri zayıf olduğu zaman pompanın manometrik basma yüksekliği 20 (kPa) artar. Hesap koşullarında 107 (kPa) değerine eşit olan Dp1 basıncı bu nedenle 127(kPa) düzeyine yükselir. Dp1 Basıncının hesap değeri;

 




marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008




marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

Yarı yük halindeki pompa veriminin hp =0.65 değerine elektrik motoru-frekans konvertisörü veriminin hm =0.75 değerine eşil olduğu varsayılmıştır. Görüldüğü gibi pompa manometrik basma yüksekliğinin daha düşük olmasına rağmen bağıl enerji tüketiminde yüksek düzeyli bir azalış sağlanabilmiş değildir. Tam yükle çalışma rejiminden yarı yükle çalışma rejimine geçilmesi durumunda pompanın bağıl enerji tüketiminde, 100.15-69=31.15

puanlık bir azalma olmaktadır. Üstelik bu tüketimler sabit hızlı bir pompa ile gerçeklenen tüketimlerle hemen hemen aynıdır.

Şekil 6'da pompanın Dp1 manometrik basıncının son çevrimde sabit kaldığı varsayımı yürütülmüştür. Manometrik basma yüksekliği formülü tıpkı bundan önceki halde olduğu gibidir.

değeriyle belirlidir. Bu debi fazlası boru donanımında ek yük kayıpları oluşturur. Bunun sonucu olarak, değişken hızlı pompa maksimal hızlı dönme devinimi yaptığı halde sonuncu çevrimlerde yeterli basınç sağlayamaz. Bu gibi durumlarda debilerin hesap değerlerinden büyük olması kesinlikle önlenmelidir. Bu amaçla otomatik vanaya uygulanan diferansiyel basıncın sabit düzeyde tutulmasını sağlayan bir diferansiyel basınç regülatöründen yararlanılabilir. Böylece hem otomatik vananın yük kayıp karakteristiği yükselir hem de debi artımı basıncın Dp1 in seçimi aşamasında dikkate alınması zorunluğu vardır.




marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

Şekil 7'de tesisatın ilk ve son çevrimlerinde aynı β yük kayıp karakteristiğinin gerçeklendiği varsayımı yürütülmüştür. Teorik halde, pompalar tarafından minimal düzeyde bir enerji tüketimi yapılması için birinci ve sonuncu çevrimlere ilişkin en büyük kayıp karakteristiklerinin birbirlerine eşit olması gerekir. Diferansiyel basınç dengeleme armatürü ile sonuncu çevrim arasında bırakılması en uygun olan açıklık,

değeriyle belirlidir.




marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

Şekil 7'de tanıtılan prensip şemasına oranla pompaların bağıl tüketimi artmakta ise de tesisatın ilk kez çalıştırılması sırasındaki debi değerlerinin aşırı şekilde artması büyük oranda önlenmektedir.

değeriyle belirlidir.




marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

Enerji tüketiminde büyük oranda azalma sağlanmaktadır. Şekil 7 bu durumla ilgilidir.

Pompa basıncının son çevrimde sabit tutulması durumunda (Bakınız Şekil 6) tam yük halindeki bağıl enerji tüketimi,




marlo
Supervisor marlo
21 Nisan 2008

İRDELEME

Değişken hızlı pompaların yaygın olarak bilinen en önemli özelliği sabit düzeyde bir manometrik basma yüksekliği sağlanmasına olanak vermesidir. Değişken hızlı pompalar genellikle tesisatın orta kesimindeki diferansiyel basıncın sabit tutulması amacıyla kullanılır. Böyle bir uygulama zayıf yükle çalışma halinde gürültülerin azalmasını sağladığı gibi bir yandan da pompanın enerji tüketimini düşürür. Ancak, pompalar tarafından tüketilen enerjinin bir ısıtma tesisatında toplam ısıtma dönemi boyunca ancak %2 oranına eşit olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Üstelik pompalar tarafından tüketilen enerji kayıp enerji değildir. Bu enerji suyun ışımasına yardımcı olur. Gidiş suyu sıcaklığı sabit olan tesislerde pompalar tarafından tüketilen enerjinin toplam enerji tüketimi içindeki payı %2'den en az %15'e yükselir.

Bir önemli olgu da şudur. Bir ısıtma tesisatında değişken hızlı pompalar kullanılması hidrolik denge sorunlarını çözmeye yetmez. Su debileri düzgün dağılımlı değilse pompanın hızı değişse de dağılımın düzelmesi mümkün olmaz. Uygun koşullarda çalışan çevrimlerde debi değerleri artar, buna karşılık uygunsuz koşullarda çalışan çevrimlerde debi değerleri azalır. Üretim debisi ile dağıtım debisi birbirleriyle uyuşmadığı için özellikle tam yükte çalışma sırasında beklenen su sıcaklıkları elde edilemez.

Özetle, değişken hızlı pompalar kullanılsa da kullanılması da ısıtma tesislerinde uygun bir su dağılım dengesinin sağlanması her zaman zorunludur.



gmm16
gmm16
21 Nisan 2008

dostum eline sağlık ama bu makaleleri indirebileceğimiz bir link yok mu?


marlo
Supervisor marlo
22 Nisan 2008

gmm16 yazdı:
dostum eline sağlık ama bu makaleleri indirebileceğimiz bir link yok mu?

teşekkür ederim ama herşey zaman ve sabırla ilgili. zamanla oda olacak inşallah.






Cevap Yaz

Cevap yazabilmeniz için Giriş yapmanız gerekiyor.