Ilk mesajinizda emaye komple dokuldu yazmistinizm son mesajda ise sadece kapakta hasar oldugunu yazdiniz. Bu ikisi korozyona ve hasara sebep veren faktorlerin incelenmesi acisindan farklilik gosterir.
Bence iki konuyu arastirmak lazim. Birincisi tankin hic bir zaman tavsiye edilen max. sicaklik ve basinc sinirlarinin ustunde calisip calismadigi. Bunun icin de yerinde alinacak olcu onemlidir.
Ikinci konu ise sistemin genel olarak kusurlu olup olmadigi. Sistemde mutlaka emniyet ventili olmasi gerekir. Bu emniyet ventilinin (veya ventillerinin) ayarlarini kontrol etmekte fayda var. Ayrica sistemde genlesme tanki olmasi gerekir. Dogru calisip calismadigini kontrol etmek lazim.
Birinci maddede sorun yoksa, yani tank hic bir zaman maximum sinirlarinin ustunde kullanilmadiysa o zaman imalat hatasi olma ihtimali son derece kuvvetlidir.
Acikcasi tam olarak ne demek istediginiz anlayamadim. Bu yuzden kusura bakmayin. Anlayabildigim kadariyla sivi ve gaz yakitli sistemlerde ideal siranin akis yonune gore kazan-pompa-genlesme deposu olmasi gerektigi yazmissiniz. Eger yanlis anladiysam kusura bakmayin fakat bu yorumunuz son derece yanlis ve yaniltici olmus. Ustelik boyle olmasi gereklidir gibi net bir ifade kullanmissiniz. Eger ne gibi teknik gerekcelere dayandirarak bu dusunceye sahip oldugunuzu da aciklayabilrseniz hep beraber tartisalim. Ben tam aksini dusundugumu, yani pompanin akis yonune gore genlesme deposundan sonra olmasi gerektigini teknik olarak yazimda aciklamaya calistim. Eger siz bunun dogru olmadigini dusunuyorsaniz siz de bu dusuncenizin teknik aciklamasini yapabilirseniz sevinirim.
Sorunuz icin tesekkurler. Oncelikle bir konuyu hatirlatmakta fayda var. Sistemdeki basinc-debi iliskisi sistem egrisi ile pompa calisma egrisinin kesisim noktasindaki degerler olacaktir. Yani sisteme gereginden daha buyuk pompa konuldugunda, sizin orneginizde 13 mSS fark yaratan bir pompa kondugunda sistemin basinc kaybi da 13 mSS olacaktir diye bir kural yok. Bu tamamen pompanin ve sistemin karakteristigi ile ilgildir.
Sorunuza donecek olursak, pompanin yerinin pompa kapasitesiyle ilgisi yoktur. Yazimda aciklamaya calistigim gibi onemli olan konu pompa ile genlesme tanki arasindaki iliskidir. Eger genlesme tanki akis yonune gore pompadan ilerde monte edildiyse, yani pompa genlesme tankina dogru bakacak sekilde akis varsa bu sistem sorunlara gebedir. Pompa olusturmasi gereken basinc farkini akis yonune gore genlesme tankina kadar olan bolumde pozitif, genlesme tanki ile kendisi arasinda kalan kismi icin ise negatif olarak olusturacaktir. Sistemde sirkulasyon saglansa dahi negatif basinc altinda kalan kisim sistemin buyuklugune ve konfigurasyonuna bagli olarak hava olusmasi, kavitasyon gibi sorunlara acik olacaktir.
Umarim aciklayici bir cevap olmustur. Bu arada daha onceki mesajinizda bahsettiginiz sistem semasini yukleyebilrseniz onun izerinde de tartisabiliriz.
francis07 arkadasimiza boyle bir soruyu gundeme getirdigi icin kendi adima tesekkur ederim. Zaten boyle bir sistemi hayata gecirmeyecegini aciklamis. Onemli olan, yapilmayani yapmayi dusunmesi, alisageldik ezberin disina cikmaya calismasi, arastirmasi, kurcalamasi, kafa yormasidir. Gercekten takdir ettim. Her firsatta belirtmeye calisiyorum, basmakalip kopyala/yapistir mantigiyla yapilan isler bizi bir yere goturmez. Sadece gunu kurtarir o kadar. Her proje, buyuk kucuk farketmez, kendi icinde degerlendirilmelidir. Her sartlarda sorunsuz calisacak, sorunlara care olacak "sihirli" cihazlar mekanik tesisatta maalesef yoktur. Ornegin denge kabi, tak bir denge kabi butun sorunlar cozulsun diye bir sey yoktur. Denge kabi nedir, neye yarar, ne icin kullanilir, hangi sistemlerde uygundur gibi sorularin cevaplanmasi lazim oncelikle. Bu belirttigim hususlar sadece bu konu icin degil. Genel bir degerlendirme.
Ayrica, erkan1818 ve liberal_makina arkadaslarimiza guzel ve faydali cevaplari icin kendi adima tesekkur etmek isterim.
Son derece talihsiz bir olay. Bu haberi okur okumaz hemen benim yasadigim bir olay aklima geldi. Bu olayi bir makalede yazmistim:
http://www.dogalgazprojesi.com/forum_posts.asp?TID=887 1&PN=1
Sorumluluk ihmal edilemeyecek kadar onemli bir gercektir. Hele ki baska insanlarin hayatlarini direk etkileyebilecek islerle ilgili sahip olunmasi gereken mesleki sorumluluk cok ciddi bir vicdan yuku getirir. Bu yetkilsinden yetkisizine herkes icin gecerlidir. Umarim boyle olaylardan herkes kendine bir pay cikarir ve gelecek icin gerekli degisiklikleri yapar.
Yakit turu ne olursa olsun kazani dusuk sicakliktaki donus suyunun sebep olabilecegi yogusma, isil gerilim ve termal sok gibi sorunlara karsi korumak gerekir. Kati yakitli kazanlarda yanma dumaninin cig noktasi sicakligi, dogal gazli kazanlardakine gore dusuktur. Bu sebeple de yogusma olma olasiligi daha azdir, fakat bu yok demek degildir. Yogusmanin haricinde kazandaki gidis-donus suyu sicaklik farkinin cok yuksek olmasi kazanda isil gerilmelere yol acar ve kazanda catlamalara sebebiyet verir. Bu cok fazla karsilasilan bir durum olarak dusunulmese de, meydana geldiginde cok ciddi sorunlar dogurur. (Tecrubeyle sabittir).
Yakit turunden bagimsiz olarak kazani dusuk donus sicakligina karsi korumak icin bir cok cozum vardir. Sont pompa da bunlardan birisidir. 3 yollu vana kullanma zorunlulugu yoktur. Sisteme gore degisir. 3 yollu vana kullanip sont pompa kullanmadan da, hatta sadece manuel kontrol vanasi kullarak bile kazani dusuk donus sicakligina karsi korumak mumkundur. Sirkulasyon pompasinin donuste olmasinin da kazanin dusuk donus sicakligina karsi korunmasi ile bir ilgisi oldugunu dusunmuyorum.
Onemli olan kazana ait bir kazan devresi (by-pass hatti) kurmaktir. Bu kazan devresi, sistemden kazana donen donus suyu ayarlanan set degerinin altina geldiginde devreye girecek ve dusuk donus suyunu kazandan cikan yuksek sicakliktaki suyla karistirarak kazana daha yuksek sicaklikta girmesini saglayacaktir. Bu karistirma isi by-pass hatti uzerine sont pompa koyarak veya buna ilave olarak 3 yollu vana koyarak, veya sont pompa olmadan sadece by-pass hattinda kontrol vanasi koyarak (manuel, termostatik veya motorlu), veya gidiste donuste olmasi farketmeyecek sirkulasyon pompasi ve by-pass hatti uzerinde debi kontrol vanasi gibi metodlarla yapilabilir. Kazan imalatcisinin tavsiye ettigi minimum donus sicakligina dikkat etmek gerekir.
Güzel bir çalışma, ben de teşekkür ederim. Ancak gördüğüm bir çok projede ve konuyla ilgili kitap ve dökümanlar da kapalı genleşmenin tesisata bağlandığı nokta kazan girişinde dönüş hattı üzerindedir. Sizin tespitinize göre ise genleşme tankı kazan çıkışında olmalıdır.
Genleşme tankını, sıcaklığın ve basıncın daha yüksek olduğu gidişe bağlamak diyafram ömrünü kısaltmaz mı? Aynı durum pompa içinde geçerli . Yani 80-85 °C de çalışan bir pompa, 60-65 °C de çalışan bir pompaya göre daha kısa ömürlü olmaz mı?
Dikkat ettiyseniz, yazimda genlesme tankinin veya pompanin yerinin kazanla direk ilgisi olmadigini, onemli olan konunun pompa ile genlesme tanki arasindaki iliski oldugunu aciklamaya calistim. Aslinda bu yazinin ana fikri de buydu. Son paragrafi tekrar okuyabilirseniz, verdigim orneklere genlesme tankinin donus hatti uzerinde de olabilecegi durumunu dahil ettim ve pompanin mutlaka genlesme tanki cikisinda olmasi gerektigini belirttim.
Pompanin ve genlesme tankinin gidiste mi donuste mi olmasi konusuna gelince. Bence bu projeden projeye degisir. Soyle ki, kazanin tipi, kazanin yeri, kat yuksekligi, sistem konfigurasyonu, sistem sicakligi, bina mimarisi vb. bir cok kritere gore karar vermek lazimdir. Yuksek sicaklikta genlesme tanki omrunun azalacagi dogrudur fakat isletme omru tek basina yeterli bir kriter degildir. Ilk kriter islevsellikdir. Once cihaz asil gorevini yerine getirmelidir. Yer konusu, montaj suresi, enerji faktoru, ilk yatirim maliyeti, isletme maliyeti de cihaz omru gibi ikincil kriterlerdir. Ayrica membranli genlesme tanklarinin membranlarini degistirmek mumkundur.
Sonuc olarak, pompa ve genlesme tanki mutlaka kazan cikisinda veya tam tersi mutlaka kazan donusunde olmalidir diye bir kural yoktur. Dogru olan tek kural pompanin genlesme tanki cikisinda olmasi gerektigidir. (Hatta bu kuralin bile uygulanmadigi cok ozel bir durum dahi vardir fakat kafa karisikligina sebep olmamak icin uzerinde durmuyorum.) Sebeplerini de yazimda aciklamaya calistim. Umarim yardimci olmusumdur.
Cok buyuk bir firma veya cok kucuk bir firma olmasi bence farketmez. dogru her zaman dogrudur. pesinen yorum yapmadan once, bu semayi gorme imkanimiz varsa iyi olur. bakip hep beraber inceleyelim.
Bu yaziyi okuma zahmeti gosteren, tesekkurlerini sunan herkese ben tesekkur ederim. Gozlemledigim kadariyla Turkiye'de muhendislik sektorunde, en azindan mekanik tesisat konusunda, nedense ezbere dayali ve kopyala/yapistir mantigiyla yapilan bir cok uygulama var. Amacim, kendi bilgi ve tecrubem dahilinde, bazi temel konularda bilgiler vermek, okuyanlarin kafa yormasini, arastimasini, irdelemesini saglamak. Yani balik vermektense balik tutmayi ogretmeye calismak.
Simdi bu yaziyi okuyup, soru sorma zahmeti gosteren 2 meslektasimizin sorularini yanitlamaya calisacagim.
Uzerinden oldukca uzun zaman gecse de, bir onceki mesajimda bahsettigim membranli olmayan genlesme tanklarinda kullanilan baglanti parcasiyla ilgili bilgi alabileceginiz yabanci kaynakli bir uretici firmaya ait bir sitenin linkini vermek istedim:
http://www.bellgossett.com/literature/files/7.pdf
Acikcasi bu parca Turkiye'de uretiliyor mu bilemiyorum fakat kesinlikle tavsiye ederim. Ayrica genlesme tanki ve sirkulasyon pompasi gibi konularla ilgilenen arkadaslara makaleler bolumunde bulabilecekleri "Mekanik Tesisat ve Klasik Soru" isimli yazimi okumalarini tavsiye ederim. Kolay gelsin.
genel mantik ayni. bir pex boru imalatcisinin katalogundan ic cap ve ic yuzey puruzluluk katsayisini bulman lazim. aralarindaki farkliliklardan biri budur. bunun haricinde pex borularda dirsek yok gibi gozukse de sonucta donusler olacagi icin basinc kaybi hesabina plandaki donusleri de acik dirsek seklinde hesaba katman lazim. bazen unutulur bu. kolay gelsin.
Guzel bir konuya temas etmissiniz. Fakat dogalgaz sistemlerinde kullanilan menfezlerin asil gorevinin taze hava ihtiyacini karsilamak oldugunu dusunuyorum. Dogalgazda yanma meydana gelmesi icin 1 birim dogalgaz 10 birim hava ile karisir, eger bu hava ortamdan aliniyorsa ortamda oksijen yetersizligine sebep olur. Bu sebeple menfezler vasitasiyla disardan taze hava girisi yapilir. Ornegin hermetik cihazlar yanma havasini direk disardan aldigi icin menfez gerektirmez. Gerci (benim zamanimda) yatak odasinda bulunan hermetik kombiler icin de menfez isteniyordu. Hatta bir aralar, kullanilan cihaz ne olursa olsun menfez konulmasi sarti getirilecegi soyleniyordu, bu gerceklesmis de olabilir fakat ben menfezin asil gorevinin taze hava girisi oldugunu dusunuyorum. Tabii ki, dogalgaz kacagi veya baca gazinin iceri dolmasi gibi durumlarda da bu zararli gazlarin tahliyesi gorevini de gorebilir.
Simdi 150 cm2’lik bir menfezin ne kadar hava girisi sagladigina bir bakalim. Burda iki tane kritik etken vardir :1. ruzgar basinci 2.hava giris hizi. Bir havalandirma sistemi icin taze hava menfezi tasarliyor olsaydik, hava hizini 2 ila 4.5 m/s arasinda secerdik. Insan bulunan mahallerde kullanilan iklimlendirme/havalandirma sistemine ait ufleme menfezlerinde ise 0.5-1 m/s gibi dusuk hizlar kullanilir. Fakat bu sistemler mahali iklimlendirmek, basinclandirmak, konforlu hale getirmek gibi sebepler icin kontrollu olarak kullanilir ve bu kriterlere gore tasarlanilir. Dogalgaz menfezi ise basinc farki, ic-dis sicaklik farki gibi kriterlerden direk etkilenir ve kontrolsuz bir cihazdir. Ornegin menfez bulunan bir mutfakta icerde aspirator calisiyorsa menfezden gecen hava hizi artarken, aspirator durdugunda azalir. Kontrol edilebilir degildir yani. Hava giris hizi ve dolayisiyla taze hava miktari rahatsiz edici boyutlara gelebilir. Fakat bu asla menfezin kapatilmasi icin gecerli bir sebep olamaz. Simdi ruzgar basinci, menfezdeki basinc kaybi, menfezden su girisi, basinc farki, sicaklik farki gibi faktorleri gozardi edip yaklasik 2m/s hava giris hizi oldugunu varsayalim. Menfezin net aciklik alanini da %45 alalim. (Bir menfez ureticisinden daha kesin bir bilgi alinabilir)
Q=A.V formulunu kullanalim. (Q: hava debisi m3/s, A: net alan m2, V: hava hizi m/s).
A=0.45*150 cm2=67.5 cm2=0.00675 m2
V=2 m/s
Buradan Q = 0.00675 * 2 = 0.0135 m3/s = 48.6 m3/h
1.6 m3/h dogalgaz tuketen bir ocagin yanmasi icin gereken hava 10*1.6= 16 m3/h olacagindan, bu hesaba gore gerekenden 3 kat fazla hava girisi var gibi gozukuyor. 2.5 m3/h gaz tuketen bir bacali kombi icin gereken taze hava miktari 25 m3/h olacagindan gerekenden yaklasik 2 kat fazla hava girisi oluyor.
Simdi bir de hava girisinin sebep oldugu isitma yukune bakalim: qs=Q*1.2*delta T (qs:duyulur isi yuku W, Q:hava debisi L/s, delta T:ic-dis sicaklik farki, -3 C dis sicaklik -18 C ic sicaklik=21 C)
qs=13.5*1.2*21=340 W = 292 kcal/h
Bu kayip isi icin gerekli dogalgaz miktari: