VEYSEL BILGIN
Danışman VEYSEL BILGIN

Kayıt Tarihi : 29 Mart 2007
Son Ziyaret : 2 ay önce

takip et mesaj

Yazmış Olduğu Cevaplar


Konu: 300 mbarlı Kazan Daireleri

VEYSEL BILGIN
Danışman VEYSEL BILGIN
30 Mart 2007

Sistem tasarimlari yani proje tasarimi yapilirken dikkat edilmesi gereken en onemli husus sudur.Mevcut kapasiteye gore (gaz debisi) boru capi tasarimini yapmaktir.Kapasite asagidan yukariya  kucuk debilerden buyuk debilere ciktikca sistemin tasariminda secilecek boruda dogal olarak bu buyume sonucu ayni olcude paralellik gosterir.Merkezi sistem isitma tesisatlarinda ziyadesiyle daha cok konut uygulamalrinda 21 mbar tasarimlarinda boru caplari cok buyuk capta olmaktadir.Iste bu durumda yapilmasi gereken sistemin basincini artirarak boru capini dusurmektir.300 mbar secimlerinin amacida zaten budur.21 mbar basincta cikan boru capini 300 mbar lik secimle azaltmak.Kazanda kullanilacak brulor secimi de bu paralleikte olmalidir.Ziyadesiyle 21 mabrlik bir boru sebeke tasariminda dogal olarak 300 mbar isletme basincli brulor kullanilmayacagi asikardir.Ancak 300 mbar sebeke tasariminda 21 mbar (Regulasyon yapmak sarti ile) brulor kullanilmasi gayet prtaik bir sonuctur.Ayrica uretici firmalarin sektorde satmakta oldugu 300 mbar olarak adlandirilan brulorler 150-300 mbar basinc araliginda kolaylikla calisabilmektedir.Ancak ne olursa olsun 21 mabr yada 300 mbar tasarimlarinda dikkat edilecek bir onemli noktada olu hacim hesabidir.Zira kisa hatlarda problem teskil etmektedir.Sonuc itibari ile sistem tasarimini belirlemek sistemin kendi insiyatifinde olan teknik bir cozum degil tamamen projelendirmeyi yapacak olan projecinin elinde olmasidir.Uygulamalari pratige donustururken ziyadesiyle en rantabil sistemi secmektir esas olan.Ayrica kazan secimlerinde atmosferik kazan yada cebri brulorlu secim karari tamamen kazan dairelerinin fiziki kosullarina bagli olmakla birlikte atm brulorlu kazan kapasitelerine yani ust kapasiteye bagli olmaktadir.Kot alti bodrum kati kosullarindaki kazan dairelerinde kesinlikle atm brulorlu kazan seciminden uzak durulmalidir.      


Konu: cstr-pfr

VEYSEL BILGIN
Danışman VEYSEL BILGIN
30 Mart 2007

CSTR reaktorleri surekli karistirmali reaktorler PFR reaktorler Surekli akisli reaktorlerdir.Genelde her iki reaktorde petrol rafinerilerinde sistemin P&ID semasina gore kullanilmaktadir.Ancak buyuk olcekli Petrol rafinerilerinde genelde CSTR reaktorleri tercih edilir.Rafinerilerde boru boyama sartnameleri API yani American Petroleum Institute kisaca Amerikan petrol enstitusunun olusturmus oldugu sartnamelere gore yapilir.Petrolofisi diye bahsedilen bu sartname gercekte API sartnamesidir.Borularin korrozyondan korunmasi icin 1.derece alinmasi gereken onlem dogal olarak boyama uygulamasidir.Ancak kumlama genelde borulardan ziyade akaryakit stoklama tanklari ve yuzey alani genis CS carbon steel celik saclara uygulanir.Borularda kumlamadan ziyade boya oncesi iyi bir yuzey temizligi ve hazirligi icin kimyasal  banyolara daldirma uygulamasi yapilarak boru yuzeyindeki yag ve fosfattan temizlenmesi saglanir..SS Paslanmaz celik borular PICK-LING uygulamasi icin asit banyaolarina daldirilir.SS ozellikli boya ile boyama islemi tamamlanir.Ancak borularda korrozyon etkisine karsi alinacak en onemli tedbir toprak alti yani undergorund hatlarda katodik koruma uygulamasidir.katodik koruma yontemleri:

1-Tukenen Anod (sacrificial anod)

2-Dis akim destekli katodik koruma

Yontemleridir.katodik koruma uygulanan toprak alti boru hatlarinda koruyucu kaplama uygulanmaktadir.Bunlar komur katrani (Bitum esasli) kaplama,sicak yada soguk bant ile uygulanan polietilen kaplama,isitilarak uygulanan toz epoxy yontemleridir.Undergorund hatlarda korrozyonun belirleyici nedeni toprak elektrik iletkenligi yani ph degeridir.

         




Konu: MAK. MÜH.LERİNİN SORUNLARI

VEYSEL BILGIN
Danışman VEYSEL BILGIN
30 Mart 2007

Yazdigim yazida sanki meslek yuksekokullarindan mezun olan arkadaslara bir suclama yaptigim anlasilmaktadir.Anlatmak istedigim bu degildir.Soz konusu dusuncem universitelerimizde verilen egitimin yetrsizligidir.Bu bizlerin sucu degildir.Bu tamamen bilimsel vede akademik boyutu olan genis kapsamli bir sorundur.Vurgulamak istedigim ulkemizde universite sayisini artirirarak cozum bulunmasitir tam tersi sorunlar artirilmistir.Son 10 yil icinde kurulan devlet universiteleri zamaninda diger universitelere bagli meslekyuksekokullari ve muh fakulteleridir.Okullarin tabelasi degistirilerek akademik birim olusturlmaz.Ayrica meslek lisesi kokenli vede meslekyuksek okullarindan muh fakultelerine gecen ogrencilerin basari oraninin yuklsek oldugu gerecgi zaten ortadadir.Akiskanlar mekaniginden tutun buhar kazanlari gaz turbinleri ve buhar turbinleri derslerini okuyan vede bunlari gecen meslekdaslarimizin (Bunlarin genc meslekdaslarimiz oldugunu kabul ediyorum) cok basit teknik kavramlari burda sorup ogrenmesi tabiki suc vede ayip degildir.Ancak bu birazda genelde meslekdaslarimizin basari vede teknik kapasitesini ortaya koymuyormu.Sorunlar bagirarak yada kizarak yada gereksiz tepki koyarak degil dialektik anlayis temelinde tartisilarak cozulmelidir..Muhendislik anlayisida bunu gerektirir.Ayni bransta universite akademik kariyeri olan bir hoca olarak konuyu baslatan arkadasimiza destek dusunce mahiyetinde konuya katkida bulunmaya calismistim.Ayrica sadece 3 mesaj yazmis olmam yillara dayali birikimleri gozardi etmemiz mi anlamina geliyor.Neyse hepinize basarilar dilerim.      


Konu: MAK. MÜH.LERİNİN SORUNLARI

VEYSEL BILGIN
Danışman VEYSEL BILGIN
30 Mart 2007

Melsek Yuksekokullarini univeriteye cevirirsen ve akademik birikimi olmayan insanlari adi universite olan bu okullara doldurursan muhendis yetistirip mezun ediyorum diye diplomali formen sayisini artirirsin.Hala 1 btu/h kac kcal eder 1 kw kac kcal dir diye soranlar var.Sebep sonuc ortada.